Geleneksel evlilik anlayışındaki “ortak mali kaynak” geleneği, günümüzde yerini bireysel finansal yönetim anlayışına bırakıyor. Son araştırmalar, evli çiftlerin mali konularda artık yollarını ayırdığını ve ayrı banka hesaplarının sayısının hiç olmadığı kadar arttığını gözler önüne seriyor. Ortak banka hesapları, beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor…
Dünya genelinde evli çiftler, geleneksel olarak mali birliği sağlamak yerine kişisel hesaplarını tercih etmeye başladı. Son 30 yılda, ortak hesabı olmayan çiftlerin oranının %50’den fazla arttığı gözlemleniyor. Uzmanlar, bu durumun güven kaybından değil, bireysel özerklik ihtiyacından kaynaklandığını ifade ediyor.
AYRI HESAPLAR İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİYOR
ABD Nüfus Sayım Bürosu verilerine göre, 1996 yılında ortak hesap kullanmayan çiftlerin oranı %15 iken, bu rakam 2023 yılında %23’e yükseldi. Bankrate’in güncel verileri ise oldukça çarpıcı: Amerikalı çiftlerin yalnızca %38’i mali durumlarını tamamen birleştirirken, %26’sı hesaplarını tamamen ayrı tutmayı tercih ediyor. Geriye kalan %36’lık dilim ise hem ortak hem de bireysel hesapların kullanıldığı karma bir modeli benimsiyor.
EVLENME YAŞI YÜKSELDİKÇE DEĞİŞİYOR
Uzmanlara göre, bu değişimin arkasında yatan en önemli nedenlerden biri, bireylerin hayatlarının ilerleyen dönemlerinde, mali düzenlerini ve kariyerlerini tamamladıktan sonra evlenmeyi tercih etmeleri. Özellikle ikinci veya üçüncü evliliğini yaşayan bireyler ve bağımsızlığa düşkün genç nesiller, sahip oldukları varlıkları korumak ve olası çatışmaların önüne geçmek için hesaplarını birleştirmemeyi seçiyor.
“DIŞLAMAK ANLAMINA GELMEZ”
Avukat ve aile terapisti Kimberly Miller, bu tür mali sınırların partneri dışlamak anlamına gelmediğini vurguluyor. Miller, “Birçok çift, özerkliğini korumak veya harcama konusundaki anlaşmazlıkları azaltmak için bu yolu tercih ediyor. Özellikle farklı gelir düzeyleri olan veya önceki evliliklerinden çocukları bulunan eşler için bu yaklaşım oldukça mantıklı,” şeklinde değerlendirmede bulunuyor. Ayrıca, geçmişte mali sorunlar yaşamış bireylerin finansal kontrolü elinde tutma isteği, bu eğilimi daha da güçlendiriyor.