Diyetisyen Banu Doğanlar, kilo vermek isteyen bireylerin sıkça düştüğü hatalara dikkat çekerek, “Aç kalarak zayıflamak mümkün değildir” uyarısında bulundu. Toplumda yaygın olan bu yanlış algının, sağlıklı kilo kaybı süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak yerine, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjinin biraz altında kalori almak daha etkili bir yöntemdir. Doğru şekilde kalori açığı oluşturulduğunda, aç kalmadan da kilo kaybetmek mümkündür” dedi.
Aç kalmanın ve tek tip beslenmenin uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çeken Doğanlar, “Uzun süre aç kalma ve aşırı düşük kalorili diyetler, metabolizmayı yavaşlatabilir. Bu da kontrolsüz yeme ataklarına ve tatlı krizlerine yol açabilir” ifadelerini kullandı.
“GÜNDÜZ RUTİNLERİ KİLO VERMEYİ ZORLAŞTIRIYOR” Günlük hayatta fark edilmeyen bazı alışkanlıkların kilo verme sürecini zorlaştırdığını ifade eden Doğanlar, “Kahve ya da çay yanında tüketilen atıştırmalıkların göz ardı edilmesi, yeterince su içmemek, hareketsizlik ve porsiyon kontrolü yapılmadan tüketilen meyveler, kilo verme hızını olumsuz etkileyebilir” dedi.
“DEVAMLI AÇLIK HİSSİ DİKKATE ALINMALI” Sık acıkmanın çoğunlukla yanlış beslenme düzeninden kaynaklandığını belirten Doğanlar, “Yetersiz protein ve lif alımı ile rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenme, kan şekerinde dalgalanmalara neden olarak açlık hissini artırır. Ayrıca, öğün atlamak bu durumu daha da kötüleştirebilir. İnsülin direnci, uyku eksikliği ve stres de açlık hissinin artmasına yol açabilir” açıklamasında bulundu.
“DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLER METABOLİZMAYI YAVAŞLATIYOR” Çok düşük kalorili diyetlerin kısa vadede kilo kaybı sağlasa da uzun vadede süreci zorlaştırabileceğini belirten Doğanlar, “Vücut bir süre sonra kendini koruma mekanizmasına geçer; metabolizma yavaşlar, enerji harcaması azalır ve kilo kaybı durur. Bu durum halk arasında ‘direnç’ olarak bilinir. Uzun süre düşük kaloriyle beslenmeye rağmen kilo verememek, sürekli yorgunluk, egzersiz performansında düşüş, üşüme hissi ve kabızlık bu durumu işaret edebilir” diye ekledi.
“SAĞLIK PROBLEMLERİ KİLO VERMEYİ ZORLAŞTIRABİLİR” İnsülin direnci ve tiroit problemlerinin kilo vermeyi zorlaştırabileceğini kaydeden Doğanlar, “Ancak bu durum kilo vermeyi imkânsız kılmaz. Uzman desteği ve gerektiğinde tıbbi tedavi ile süreç yönetilebilir” dedi. Diyet sürecinde sık yapılan hataları vurgulayan Doğanlar, “Çok düşük kalorili diyetler uygulamak, yetersiz protein almak, başkalarının diyet listelerini izlemek, sıvı kalorileri göz ardı etmek, hafta sonu kaçamaklarını kontrolsüz yapmak, sağlıklı olarak bilinen bazı gıdaların aşırı tüketilmesi, yetersiz uyku ve hareketsiz yaşam sıkça karşılaşılan hatalar arasındadır” dedi.
“TOKLUK HİSSİ DENGELİ BESLENMEYLE SAĞLANIR” Gün boyunca tokluk hissinin elde edilmesi için dengeli beslenmenin önemine vurgu yapan Doğanlar, “Her öğünde protein, lif ve sağlıklı yağlar içeren dengeli tabaklar oluşturulmalıdır. Sebze, tam tahıllar ve kaliteli protein kaynakları büyük rol oynar. Ayrıca, yetersiz su tüketimi açlık hissi ile karıştırılabilir; bu nedenle günde en az 1,5 litre su içilmesi önerilmektedir” dedi.
“TAHIL KRİZLERİNİN NEDENİ YANLIŞ BESLENME OLUP KONTROL ALTINA ALINMALIDIR” Tatlı krizleri ve akşam yemeği isteğinin nedenlerine değinen Doğanlar, “Gün içerisinde yeterli ve dengeli beslenmeyen bireylerde akşam saatlerinde tatlı isteği artmaktadır. Katı diyetler, stres, duygusal yeme ve uyku eksikliği bu durumu daha da kötüleştirebilir. Akşam öğünlerinde protein alımına dikkat edilmesi, protein içeriği yüksek gıdaların tokluk süresini uzatarak gece yeme isteğini azaltabilir” dedi.
“AÇLIKLA GELEN KİLO KAYBOLUR, DENGEYLE GELEN KALIR” Sağlıklı kilo vermenin sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayan Doğanlar, “Açlıkla kaybedilen kilo geri döner, dengeyle elde edilen kilo ise kalıcıdır” dedi. Doğanlar, sağlıklı kilo kaybı için önerilerini şu şekilde sıraladı: “Doğru bir kalori açığı oluşturmak, dengeli beslenmek ve düzenli fiziksel aktivite yapmak en önemli adımlardır.”