Duruşmanın son günü savunma krizi yaşanmıştı: İmamoğlu’nun avukatlarından reddi hâkim talebi

Durusmanin son gunu savunma krizi yasanmisti imamoglunun avukatlarindan reddi h kim talebi 6gRuuzaC
Duruşmanın son günü savunma krizi yaşanmıştı: İmamoğlu’nun avukatlarından reddi hâkim talebi

İBB davasının ilk celsesinin son duruşma gününde savunmasını yapamadan duruşma salonundan çıkarılan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatları, davaya bakan mahkeme heyeti hakkında reddi hâkim talebinde bulundu. Avukatlar Fikret İlkiz, Hasan Fehmi Demir ve Tora Pekin imzasıyla sunulan dilekçede, mahkeme başkanı ve üye hâkimlerin ayrı ayrı reddi istendi.

İMAMOĞLU SALONDAN ÇIKARILMIŞTI

İmamoğlu, 8 Temmuz’da görülen duruşmada eksik kalan müdafi savunmalarının tamamlanmasının ardından savunma yapmak istediğini belirtmiş, mahkeme ise bu talebi kabul etmemişti. Yaşanan tartışmanın ardından İmamoğlu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 203. maddesi uyarınca duruşma salonundan çıkarılmış, savunmasını tamamlayamamıştı. İmamoğlu’nun avukatları, yaşananların adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle reddi hâkim başvurusu yaptı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, İmamoğlu’nun dosyada “örgüt yöneticisi” sıfatıyla 143 eylemden sorumlu tutulduğu, buna karşın büyük bölümünde doğrudan isnat edilen bir fiil bulunmadığı belirtilerek diğer sanıkların savunmalarının tamamlanmasının beklenmesinin savunma stratejisinin doğal bir parçası olduğu vurgulandı. Buna rağmen mahkemenin İmamoğlu’nun savunma talebini reddederek “susma hakkını kullandığı” yönünde tutanak düzenlediği kaydedildi.

Dilekçede, mahkeme başkanının duruşma sırasında İmamoğlu’nun “savunma yapmaktan kaçtığı” yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı savunuldu. SEGBİS kayıtlarının incelenmesi halinde İmamoğlu’nun savunma yapmak istediğinin açıkça görüleceği belirtilen dilekçede, heyetin sanığın beyanlarını yanlış yorumladığı ve tarafsızlığını yitirdiği belirtildi.

‘MAHKEMENİN TARAFSIZLIĞI KONUSUNDA CİDDİ KUŞKU’ SAVUNUCU

Avukatlar ayrıca yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin ve on binlerce sayfalık ek klasörün kısa sürede incelenerek kabul edilmesini, duruşmaların yönetiliş biçimini, savunmalara getirilen süre ve müdahaleleri, tutukluluk değerlendirmelerindeki gerekçeleri ve duruşmaların yürütülüşünü de eleştirerek bunların birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin tarafsızlığı konusunda ciddi kuşku doğurduğunu savundu.

Dilekçenin sonuç bölümünde, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini oluşturan başkan ve iki üye hâkimin ayrı ayrı reddi talep edilirken, istemin kabul edilmemesi halinde dosyanın değerlendirilmek üzere yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilmesi istendi.

yok

Author: Onur Yıldız