ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya yönelik ekonomik baskıları artırmak amacıyla yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, bu düzenleme, yalnızca Küba hükümetine bağlı yetkilileri değil, aynı zamanda bu kişilerle bağlantılı olan kişi ve kuruluşları da yaptırım kapsamına alıyor. Yeni karar ile birlikte Küba’nın uluslararası bankacılık sistemine erişiminin zorlaşacağı ve bu durumun yeni finansal kısıtlamalarla destekleneceği belirtildi.
Aynı zamanda, Küba ile ilişkili yaptırım altındaki kişi veya kuruluşlarla işlem yapan üçüncü ülke şirketleri ve finansal kurumların da “ikincil yaptırımlarla” karşılaşabileceği ifade edildi. Beyaz Saray, bu adımın Küba’nın olumsuz etkilerine karşı bir önlem olarak alındığını savunsa da, Washington yönetiminin Havana üzerindeki ekonomik ve diplomatik baskıyı artırmayı hedeflediği düşünülüyor.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, bu karara sert bir yanıt verdi. Rodriguez, ABD’nin uyguladığı tek taraflı yaptırımları reddettiklerini vurgulayarak, bu önlemlerin Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı olduğunu dile getirdi. ABD’nin Küba’ya veya üçüncü ülkelere bu tür kısıtlamaları dayatma yetkisi olmadığını belirten Rodriguez, yaptırımların 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda duyurulmasının “tesadüf olmadığı” yorumunda bulundu. Bu gelişmeler, Küba’nın uluslararası alandaki durumu ve ABD ile olan ilişkileri açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.