Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında vefat etmesiyle ilgili sır perdesi aralanmaya başlıyor… Soruşturmanın önemli isimlerinden Dr. Nurettin Demirkol hakkında hazırlanan iddianamenin ardından yargılama süreci başlamış durumda. Demirkol, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilecek duruşmada ilk defa savunma yapacak.
ÇELİŞKİLER ORTAYA ÇIKTI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, özel bir hastanede iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan Dr. Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos 2026 tarihinde savcılığa “tanık” sıfatıyla verdiği ifadelerdeki çelişkiler ayrıntılı bir şekilde sıralandı.
Demirkol’un savcılıkta verdiği ifadede maktul Denizolgun’un “özel doktoru olmadığını”, çiftlikte bulunduğunda maktulün yüzünde ve bedeninde kan görmediğini ve ölümü şüpheli bulmadığını belirttiği ifade edildi. Ancak sanığın bu beyanlarının aksine, ölü muayene tutanağında maktulün ağzından kan sızdığı ve bilirkişi doktorunun da Denizolgun’un yüz kısmında kan olduğunu tespit ettiği iddianamede vurgulandı.
155 İHBARI
Sanık Demirkol’un polise yapılan ihbardan haberdar olmadığını ileri sürmesine rağmen, 155 Acil Çağrı hizmetleri ve olay yerine ulaşan polis memurlarının ifadelerine göre, kendisinin bizzat polisi aradığı belirlendi.
Ayrıca iddianamede, sanığın ifadesinde özel doktor olmadığını belirtmesine karşın 155 ihbarı sırasında olay yeri inceleme ekibine ve adrese gelen polis memurlarına kendisini “Denizolgun’un özel doktoru” olarak tanıttığı ve ölümü bizzat kendisinin “şüpheli” olarak değerlendirdiği bilgisi yer aldı.
ALİHAN KURİŞ İDDİASI
İddianamede sanığın zaman ve mekan beyanlarının HTS kayıtlarıyla tamamen çeliştiği detaylı bir şekilde ortaya kondu. Demirkol, olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğunu savunsa da HTS verilerinde Kısıklı’ya dair hiçbir baz kaydı bulunmadığı gözlemlendi. Çiftlikteki ilk baz kaydı saat 22.15’te oluşmasına rağmen, 155 polis ihbarının saat 00.30’da yapıldığı tespit edildi.
Demirkol’un çiftlikte yalnızca Murat B. ve yabancı uyruklu bir kişi olduğunu beyan etmesine rağmen HTS kayıtları, olay yeri inceleme raporları ve tanık anlatımları doğrultusunda Hilmi Tuna Kuriş ile cemaatin mevcut lideri Alihan Kuriş’in de olay yerinde bulunduğu kesinleşti.
Hilmi Tuna Kuriş’in çiftlikteki baz kaydının sanıktan önce olduğu ve ikili arasında ardışık arama kayıtlarının bulunduğu belirlendi. Sanığın olay yerindeki diğer kişileri “bilmediğini” iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirildi.
Ayrıca diğer sanık Ahmet Gökçen’in Adli Tıp Kurumu’nda bulunmadığını öne sürmesine rağmen HTS kayıtlarında Gökçen’in olay saatlerinde kurumda olduğu belirlendi.
4 YILA KADAR HAPİS CEZASI TALEP EDİLİYOR
Savcılık, suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyanlarına itibar edilmediğini belirttiği tutuklu sanık Dr. Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçlamasıyla 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep etti. Sanık bugün Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayacak.