İklim Değişikliğiyle Mücadelede Kadınların Rolü 18 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından kaleme alındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, “İklim mücadelesi, kadın siyasetçilerin bir araya gelerek ortaklaşa hareket etmesiyle daha da güçlenecek ve çözüme ulaşacaktır. Kadınların kapsayıcı liderliği, daha adil ve etkili sonuçlar doğuracaktır.” ifadelerini kullandı. Rızvanoğlu, Beyoğlu’ndaki İBB Metrohan’da düzenlenen, “Gelecek Kriz için Planlama: İklim Öngörüsü ve Politikasında Neden Kadın Liderliği Önemli?” başlıklı uluslararası panele katıldı.
Panelde konuşan Rızvanoğlu, Küresel Isınma ile Mücadele için Kadın Politikacılar Platformu’nun, ideolojik farklılıkların ötesinde kadın siyasetçileri ortak bir hedef etrafında bir araya getiren küresel bir dayanışma ve koordinasyon platformu olduğunu belirtti. Bu platformun amacının iklim kriziyle ilgili politikalar geliştirmek ve bu politikaları hayata geçirmek için güçlü bir siyasi irade oluşturmak olduğunu vurguladı.
21. yüzyılın ilk çeyreğini geride bıraktığımızı hatırlatan Rızvanoğlu, “İnsanlık, kendi etkisiyle şekillenen Antroposen çağının en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya. Asya’da tarihi seller, Afrika Boynuzu’nda kuraklık ve kıtlık, Avrupa’da ölümcül sıcak hava dalgaları, Amerika ve Avustralya’da yıkıcı orman yangınları yaşanıyor. Farklı bölgelerde farklı sonuçlar var ama kriz her yerde aynı; çünkü iklim krizi sınır tanımıyor. Ne coğrafi ne de ekonomik sınırlara saygı göstermiyor.” dedi. Verilerin, 2015-2025 yılları arasında kaydedilen en sıcak 11 yılın yaşandığını ortaya koyduğunu belirten Rızvanoğlu, küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,43 derece arttığını da sözlerine ekledi.
Rızvanoğlu, “1995 ile 2017 yılları arasında yapılan bir araştırma, kadınların siyasi güçlenmesinin iklim değişikliğine karşı savunmasızlığı doğrudan azalttığını ortaya koyuyor. Kadınların yüksek sosyal ve siyasi statüye sahip olduğu ülkelerde karbon emisyonları yaklaşık %12 daha düşük. Bu bulguların farklı yöntemlerle ve çeşitli coğrafyalarda tekrar tekrar doğrulanması, bize şunu gösteriyor: Soru artık ‘Kadınlar fark yaratır mı?’ değil, ‘Bu fark nereden geliyor?’ olmalıdır.” şeklinde konuştu.
İklim krizinin etkilerinin herkes üzerinde eşit olmadığını vurgulayan Rızvanoğlu, “Birleşmiş Milletler verilerine göre, aşırı hava olayları sırasında kadınlar ve çocuklar, erkekler karşısında 14 kat daha fazla ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyor. Krizin bedelini en ağır ödeyenler kadınlar, ancak çözüm sürecinde de en derin değerlere sahip olanlar yine kadınlardır. Dolayısıyla bu değerleri yasama gücüne dönüştürebilecek olanlar da kadın siyasetçilerdir. İklim mücadelesi, kadın siyasetçilerin ortak çabalarıyla güçlenecek ve çözüme ulaşacaktır. Kadınların kapsayıcı liderliği, daha eşitlikçi ve etkili sonuçlar sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.