Uzmanlardan Uyarı: Toz Fırtınaları Türkiye’yi Tehdit Ediyor
Uzmanlar, Doğu Akdeniz ve çevresindeki bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığında ve yoğunluğunda önemli bir artış yaşandığını belirtiyor. İklim değişikliği, çölleşmeyi teşvik ederek bu fırtınaların yayılmasını artırıyor. Kum ve toz fırtınaları, havadaki partikül madde yoğunluğunu artırarak hava kirliliğine de katkı sağlıyor. Küresel ölçekte, yaklaşık 330 milyon insanın, rüzgarla taşınan ve bazen binlerce kilometre uzağa gidebilen bu partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada meydana gelen kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliği ile olan ilişkisini vurguladı. Türkeş, güçlü rüzgarların genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde atmosferdeki çökel malzemeleri kaldırarak uzak mesafelere taşıdığını ifade etti. Bu fırtınaların iklim, hava kalitesi, ekosistemler, insan sağlığı, tarım, ulaşım ve güneş enerjisi sistemleri üzerinde olumsuz etkiler yarattığını söyledi.
Kuraklık koşullarının yaygın olduğu bölgelerde toz taşınımına sıkça rastlandığına dikkat çeken Türkeş, “Kurak ve yarı kurak alanlar, özellikle çöl çevreleri, başlıca kum ve toz kaynaklarıdır. Bu bağlamda Afrika, Sahra ve Sahra Altı Afrika, Gobi Çölü, Orta Doğu ve Arap çölleri önemli fırtına kaynaklarıdır” ifadelerini kullandı. İklim değişikliği sonucu bazı bölgelerde uzun süreli kuraklıkların kum ve toz fırtınalarının sıklığını artırdığına işaret eden Türkeş, bu durumun yeni fırtına alanlarının oluşumuna zemin hazırladığını ifade etti.
Türkeş, kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3.8 milyar insanı etkilediğini belirterek, “Atmosfere yayılan küresel toz miktarının yaklaşık yüzde 25’i insan aktiviteleri tarafından kaynaklanıyor. Küresel toz bütçesinin yüzde 80’inden fazlası Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap çöllerinden geliyor. Bu durum Türkiye’yi de etkiliyor” dedi.
İklim değişikliği ile birlikte Ekvator’dan başlayarak büyük ölçekli basınç rüzgar sistemlerinin, mevsimsel döngüler dışında kuzeye doğru hareket etme eğiliminde olduğunu vurgulayan Türkeş, “Subtropikal yüksek basınçlar ve Hadley döngüsü adı verilen geniş ölçekli sistemlerin kuzeye kayması, kum ve toz fırtınalarının Türkiye dahil olmak üzere Akdeniz, Güney Avrupa ve Orta Doğu’yu etkilemesini artırıyor” şeklinde konuştu.
Ayrıca, kum ve toz fırtınalarının yağış ve su kaynakları üzerinde de olumsuz etkileri olduğuna dikkat çeken Türkeş, bu fırtınaların meyve ve sebze üretimini etkileyerek rekolte kaybına yol açabileceği konusunda uyardı.
Kum ve toz fırtınalarının önlenmesi için gerekli önlemler arasında iklim değişikliği ile mücadele çabalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Türkeş, bu konuda adım atılması gerektiğini vurguladı.