Türkiye’de dijital ekonominin önemi giderek artıyor. Küçük işletmelerin uluslararası pazarlara erişim şekillerini inceleyen bir araştırma, Meta platformlarının ticari altyapıya sağladığı katkıları verilerle gözler önüne seriyor. Public First tarafından hazırlanan “Meta’nın Türkiye’deki Etkisi” raporu, dijital ekonomik faaliyetlerin Türkiye’deki boyutlarını detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, Türkiye’deki dijital ekonomi 1,7 trilyon TL’ye ulaşarak gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) içinde %4,1’lik bir paya sahip. Eğer mevcut büyüme trendi devam ederse, bu rakamın 2035 yılında 4,3 trilyon TL’ye çıkması ve toplam ekonomideki payının %6,9’a yükselmesi bekleniyor. Rapor, internete erişimi olan yetişkinlerin %72’sinin dijital platformlar aracılığıyla yeni işletmeler keşfettiğini gösteriyor. Yerel satıcılardan alışveriş yapanların oranı ise %73 civarında.
Özellikle her iki işletmeden biri, uluslararası müşterilere ulaşmak için Meta platformlarının sunduğu altyapıya ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Küçük işletme sahiplerinin %53’ü, ürün satışları ve yeni müşteri kazanımı için Facebook ve Instagram’ı ana iletişim kanalı olarak değerlendiriyor. Public First Direktörü Alison Neyle, Türkiye’deki dijital dönüşümün girişimciler için yeni fırsatlar sunduğunu vurguluyor. Veriler, Balıkesir’deki bir yerel üreticinin bu dijital araçlar sayesinde Londra ya da New York’taki rakipleriyle eşit pazarlama olanaklarına sahip olduğunu kanıtlıyor.
Meta Kuzey Avrupa Bölge Direktörü İlke Toptaş, yerel zanaatkarların ve aile işletmelerinin büyüme aşamasında bu dijital kanalları bariyerleri aşmak için kullandığını belirtiyor. WhatsApp, ticari iletişimde kritik bir rol oynamakta; rapora göre, bu uygulama, 2025 yılına kadar iletişim maliyetlerini düşürüp pazara erişimi kolaylaştırarak yaklaşık 220 milyar TL değerinde bir ekonomik etki yaratacak. İşletmelerin %73’ü, WhatsApp’ın ticari faaliyetleri için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca, ek iş yapanların %76’sı satış ve pazarlama süreçlerini bu platform üzerinden yönetiyor.
Sektörel örnekler incelendiğinde, perakende markası Sefamerve’nin mesajlaşma araçlarıyla dönüşüm oranlarını artırdığı gözlemleniyor. Benzer şekilde, Balıkesir merkezli Özem’le Yaşam işletmesi de doğrudan mesajlaşma yöntemini kullanarak satış hacmini artırmayı başardı. Dijitalleşme yalnızca ticareti değil, kültürel mirası da etkiliyor; internet kullanıcılarının %67’si geleneksel el sanatlarını ve yöresel gıdaları Instagram üzerinden keşfederek satın alıyor.
Bu veriler, Türkiye’nin dijital ekonominin yükselişi konusundaki potansiyelini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü gözler önüne seriyor.