**
Yüksek faiz oranları, geçim mücadelesi veren milyonlarca vatandaş için ciddi bir sorun haline geldi. Sadece artan yaşam maliyetleri değil, aynı zamanda her geçen gün daha da büyüyen faiz yükü, ekonomik zorlukların en büyük nedeni oldu. “Faize karşı” duruş sergileyen hükümet döneminde, vatandaşların her adımı faiz baskısı altında kalıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, bu durumun boyutlarını çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriyor. 2024 yılının ilk iki ayında bankaların kredilerden elde ettiği faiz geliri 492,5 milyar lira iken, bu rakam 2025’te 736,9 milyar liraya, 2026’da ise 975,5 milyar liraya yükseldi.
Özellikle geçim sıkıntısı çeken vatandaşların en çok kullandığı kredi kartlarının faiz yükü, 2024 Ocak-Şubat döneminde 45 milyar lira iken, 2026’nın ilk ayında 91 milyar liraya çıktı. Esnafın kullandığı taksitli ticari kredilerde ise faiz oranları, aynı dönemde yüzde 170’in üzerinde bir artış gösterdi. 2024’te taksitli ticari kredilere yılın ilk iki ayında ödenen faiz 49.2 milyar lira iken, bu yılın aynı döneminde bu rakam 135 milyar liraya ulaştı.
Artık faiz, yalnızca bir borçlanma bedeli olmanın ötesine geçti; bu yük, borç yapılandırıldıkça daha da büyüyor ve ödenmesi gereken tutarlar katlanarak artıyor. Bütçeden yapılan yüz milyarlarca liralık faiz ödemeleriyle birleştiğinde, bu durum vatandaşların ve kamu sektörünün tarihin en ağır faiz yükleriyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bireysel kredilerde takip oranının yüzde 4.5’e çıktığını belirten TEPAV Makroekonomi Politikaları Direktörü Ali Çufadar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların yüksek faiz yükü altında zorlandığını vurguladı. Çufadar, “Vatandaşlarımız fahiş faizli bireysel kredilerle büyük bir sıkıntı içinde. Bu durum sürdürülemez; mutlaka bir şeyler yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Şirket kredilerindeki faiz baskısı da artmakta. BDDK verilerine göre, ‘diğer krediler’ kaleminden elde edilen faiz geliri, 2024’ün ilk iki ayında 331,3 milyar liradan 2025’te 468,3 milyar liraya, 2026’da ise 610,9 milyar liraya çıkarak iki yıl içinde neredeyse iki katına ulaştı. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) ile kurumsal kredilerdeki bu artış, reel sektörün borçlanma maliyetlerinin hızla yükseldiğini ve faiz yükünün belirgin bir şekilde ağırlaştığını gözler önüne seriyor.